Genel Başkan’dan
1 Ekim’de başlayan TBMM yeni yasama döneminde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılacak değişiklikler gündemde bulunuyor. İlk değerlendirmelere göre son birkaç yıldır ilettiğimiz bazı konuların kanun metni içinde izlerini görüyoruz. Bu kamu yönetiminin uyarıları dikkate alması açısından önemlidir. Ancak daha da önemlisi yasama organının trafik sorunlarına duyarsız kalmamasıdır.
Bu ayın bir başka öne çıkan konusu da motosikletlerle ilgili gelişmelerdir. Hem kural ihlalleri, hem de artan sayılar ve kazalara karışım oranları açısından da motosikletler dikkati çekmektedir. Bununla ilgili bazı illerde Valilik inisiyatifi ile düzenlemeler yapılıyor. En önemlisi düzenlemelerin nasıl denetleneceği bilinmezidir. Bir müjde de, TTKÖD İktisadi İşletmesi’nin faaliyete geçmesidir. Umuyoruz TTKÖD çalışmalarına katkı sağlayacaktır.
Onur Orhon

2030 Hedefi uzak bir hayal mi?
Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası (DB), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi küresel politikaları benimseyen kurumların gündeminde, yol güvenliği konusu 2000’li yılların başından itibaren yer almaya başlamıştır.
Bu kuruluşlar, trafik kazalarının insan hayatı ve sağlığının yanı sıra ülkelerin kalkınmasında da önemli rol oynadığını işaret etmektedir. Trafik kazaları sonucu ortaya çıkan ölüm ve yaralanmalar, kazazedeler ve aileleri üzerinde olumsuz etki doğurmakta, aynı zamanda toplumsal ve ulusal boyutlarda da sağlık sisteminin finansına ve mali kaynaklar tahsis edilmesine yol açmaktadır.

Ülkemizde de trafik kazaları ile mücadelede ulusal bir politika oluşturulması benimsemiştir. Güvenli bir trafik ve yol güvenliği amacıyla kuruluşlar arasında işbirliği, idari ve yasal düzenlemelerin yapılmasına katkı sağlama, kamuoyunu bilgilendirme üzerine strateji belirleme ve eylem planı yapılması öngörülmüştür.
Başbakanlık Genelgesi ile 2012 yılında kurulan Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi Eşgüdüm Kurulu” 2011-2020 Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi ve Eylem Planı ve sonrasında 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve 2021-2023 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı’nı devreye sokmuştur.
Bu şekilde BM, DB, DSÖ tarafından benimsenen sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi ve sağlıklı topluluklar oluşturulması kapsamında 2030 yılında kadar trafik kazalarına bağlı ölüm ve ciddi yaralanmaların % 50 oranında azaltılması; 2050 yılında ise sıfırlanması küresel ve ulusal ölçekte ana hedef olarak kabul edilmiştir.


Aşırı hız ilçesi Gebze
Kocaeli’nin gebze ilçesindeki okul yakınındaki bir sokakta aşırı hız yapan sürücüyü uyaran babanın çocukları önünde darp edilmesi, başta Adalet bakanı olmak üzere tüm çevrelerçe tepkiyle karşılandı. Bakanlığın olaya müdahalesiyle sürücü güvenlik kameralarıyla tespit edildi ve İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı İçişleri Bakanlığı’da gereğinin yapıldığını açıkladı.
Darp nedeniyle daha çok dikkat çeken bu olay aslında bir trafik ve yol güvenliği sorunudur. Sürücüye gereğinin yapılması sadece gözaltına alınması, bir süre tutuklu kalıp mahkemeye sevk edilmesiyle sonuçlanacak bir konu olmamalıdır. Görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla varlıklı olan bu sürücüye aşırı hız, aracın bağlanması, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak, yaya haklarını ihlal etmek, çevredeki okul uyarı levhalarına dikkat etmemek, ehliyetine el koymak gibi işlemler de yapılması gerekir. İçişleri Bakanlığı bu sonuçları da kamuoyuyla paylaşmalıdır.
OKUL ÇEVRESİNDE HIZINI DÜŞÜR, DUR VE YAYAYA ÖNCELİK TANI!

Emniyet GenelMüdürlüğü Trafik Başkanı Ümit Mutlu oldu, kendisini tebrik eder ve başarılar dileriz.
EGM AĞUSTOS 2025 VERİLERİ
EGM ağustos ayı verileri Trafik Başkanlığı’nca hazırlanan bir raporla kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre Ağustos ayı içerisinde toplam 63.936 çarpışma meydana gelmiş olup, 269 kişinin yaşamı son bulurken 43.714 kişinin bu çarpışmalarda yaralandığı görülüyor.
Ocak-Ağustos dönemine bakıldığında toplam 440.578 çarpışma meydana gelirken, 1.670 ölüm, 270.467 yaralanma gerçekleşti. Bu veriler geçmiş aylarla karşılaştırıldığndaı yeni bir artış eğilimi uyarısı anlaşılıyor. Yaşanan kazalarda sürücü hatalarının yanı sıra hız konusununda önemli bir yer tuttuğu biliniyor. Bu amaçla İçişleri Bakanlığı koordinesinde kurulan bir komisyonla hız levhalarının yerleri yeniden belirleniyor. Bu düzenlemenin kazalaroın önlenmesine ne derece etkili olacağı da merakla tartışılıyor.

Bu yılın sonunda ilk sekiz ayın ortalaması gerçekleşirse, toplam 660 bin dolaylarında bir çarpışma sayısı, 2.500 ölüm ve 405 bin yaralı sayısı şaşırtıcı olmayacaktır. Bu tahmini sonuç çarpışma ve yaralı sayılarında % 5’lik bir artışa karşılık gelmekte ve 2030 hedefine ulaşmada ciddi bir engel oluşturmaktadır.
TTKÖD İktisadi İşletmesi kuruldu
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 3 Eylül 2025 tarih ve 11407 sayısının 656. Sayfasında işletmenin kuruluş kararı yayınlandı. Bu işletme üzerinden TTKÖD üreteceği hizmetlerden sağlayacağı finans desteğiyle kendi kendine yetebilen bir STK olmayı hedefliyor. İşletme genel merkezde ayrılan bir bölümde faaliyet gösterecek.

İstanbul Valiliği motosiklet genelgesi yayınladı
Motosiklet park alanlarının düzenlenmesine ilişkin 1 Eylül 2025 tarihli Vali Davut Gül imzalı yeni bir genelge yayınlandı.
“Günümüzde motosiklet/motorlu bisikletlerin, ulaşımı kolaylaştırması ve maliyet avantajı sağlaması nedeniyle hem bireysel kullanımda hem de ticari işletmelerce tercih edildiği, bu tür araçların trafikte daha fazla yer almasıyla birlikte uygun şekilde park alanlarının belirlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7. maddesinin (ı) bendinde “Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek” 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Otoparklar başlığı altında bulunan 37. maddesinde “İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar göz önünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır…”,
Otopark Yönetmeliği Genel Esaslar başlığı altında bulunan 4. maddesinin (ı) bendinde ise “Bütün otopark türlerinde otopark alanının %1′ inden az olmamak üzere ilave alan bisiklet ve motosiklet park yeri olarak ayrılır.” hükümleri bulunmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61. maddesinde; “Park etmenin yasak olduğu yerler ve haller Taşıt yolu üzerinde;
- Duraklamanın yasaklandığı yerlerde,
b) Park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde,
c) Geçiş yolları önünde veya üzerinde,
d) Belirlenmiş yangın musluklarına her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,
e) Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının duraklarını belirten levhalara iki yönden on beş metrelik mesafe içinde,
f) Üç veya daha fazla ayrı taşıt yolu olan karayolunda ortadaki taşıt yolunda,
g) Kurallara uygun şekilde park etmiş araçların çıkmasına engel olacak yerlerde,
h) Geçiş üstünlüğü olan araçların giriş ve çıkışının yapıldığının belirlendiği işaret levhasından onbeş metre mesafe içinde,
i) İşaret levhalarında park etme izni verilen süre veya zamanın dışında,
j) Kamunun faydalandığı ve yönetmelikte belirtilen yerlerin giriş ve çıkış kapılarının her iki yönden beş metrelik mesafe içinde,
k) Park için yer ayrılmamış veya trafik işaretleri ile belirtilmemiş alt geçit, üst geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya bunlara on metrelik mesafe içinde,
l) Park etmek için tespit edilen süre ve şeklin dışında,
m) Belirli kişi, kurum ve kuruluşlara ait araçlara, yönetmelikteki esaslara göre ayrılmış ve bir işaret levhası ile belirlenmiş park yerlerinde, - Ayrıca yönetmelikte belirtilen haller dışında yaya yollarında,
- Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde, Park etmek yasaktır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda;
- Trafik akışını etkilemeyecek şekilde ivedilikle motosiklet park alanlarının ilgili belediyelerce belirlenmesi,
- Kaldırım, Yaya Yolu ve Meydanlarda motosiklet park edilmesine izin verilmemesi,
- Trafiğe kapalı olan alanlara motosikletle giriş yapılmasına kesinlikle müsaade edilmemesi,
Yukarıda maddeler halinde belirtilen konuların başta kaymakamlarımız olmak üzere sıralı/sorumlu amirlerce titizlikle takip edilmesi, denetimlerin ilgili kolluk/zabıta birimlerince yapılması ve gösterilen alanlar dışında park yapan araç sahipleri hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılarak uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususu genelgede yer almıştır.

Motosiklet genelgesi uygulanabilir mi?
Her gün İstanbul trafiğinde dolaşan binlerce araç ile ilgili genelgede yer alan konularda sorun yaşanırken, diğer ataçların yarattığı usulsüz parklarla baş edilemezken, kolluk/zabıta güçleri ters yöne giren, kaldırımda seyreden, sürekli şerit değiştiren, gelişigüzel park eden motosiklet kullanıcılarını nasıl kontrol altında tutabilecektir? Sadece park alanlarının düzenlenmesi motosiklet şikayetlerini azaltamaz ve önleyemez.
Çocuklar için yol güvenliği “Erhan Öncü paylaşımı”
Trafik kaynaklı ölümler kaza değil de tasarım yanlışlığı olsaydı?
Çocuklarla ilgili çoğu yol çarpışması sadece davranışlarla ilgili değildir.
Tasarım, göz ardı edilen hız limitleri, var olmayan bisiklet yolları, çocuklara geçmek için yeterli zaman tanımayan geçişler bu kapsamdadır.
Ve bir şekilde bir çocuk yola çok erken adım attığında, biz ona kaza nedeni diyoruz.

3-6 yaş arası 859 çocuğun trafik temalı çizimlerinin analizi yapıldığında “sokağın bölündüğü” açıkça ortaya koyuluyor.
Çizimlerin % 23’ü çocukların arkadaş ziyareti, oyun parkına gitmek, güvenilir yetişkinlerle ilişki kurmak, hayvanları ve bitkileri gözlemlemek gibi ihtiyaçlarını karşılamak için karşıdan karşıya geçtiğinde sorun yaşadığını gösteriyor.
Yol güvenliği öğretmeye çalışıyoruz, ne zaman tasarlamayı öğretmeye başlayacağız?
Sorun sadece A noktasından B noktasına gitmek olarak görülmemeli, çocukların özgür, güvenli ve bağımsız hareket edebilecekleri kurumsal alanlar yaratılmasını öngörmelidir. Her yolda ölüm önlenebilir.
Bir çocuğun bisikletiyle korkmadan okuluna gidip, gelebilmesi, herkes için daha iyi bir toplum anlamına gelmelidir.
Basına yansıyanlar


Ulaşım sektörünün önemli yayınlarının önde geleni Kentiçi Toplutaşıma Gazetesi 19 Ağustos 2025 günlü TTKÖD Basın Bülteni’ni alıntılyarak bir analiz haber yaptı.

Okulların açılmasıyla birlikte binlerce servis aracı yeniden trafiğe çıktı. Resmi olarak 100 km hız sınırı bulunsa da, birçok işletmeci araçlardaki “hız kesicileri” devre dışı bırakıyor. Servislere kamera ve panik butonu yerleştirilmesi gündemde olsa da, bu konuda henüz somut bir düzenleme yapılmış değil. Öte yandan İstanbul’da çok sayıda korsan servis faaliyet gösterirken, kentte yalnızca 34 LAA 001 ile 34 LZZ 999 arasındaki plakalar resmi okul servisi olarak kullanılabiliyor.
Yeni eğitim ve öğretim yılı başladı, binlerce servis aracı İstanbul trafiğine çıktı. Beklenen trafik yoğunluğu her yıl aynı manzaralara sahne olurken, yetkililerden servis hız limiti uyarısı geldi. Öğrenci taşıyan servislerin hızının 100 km’yi aşmaması gerekirken çoğu işletmeci bu sınıra uymuyor ve bu düzenekleri devre dışı bırakabiliyor. Son olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, okul servisleri ile toplu taşıma araçlarında yeni güvenlik önlemlerini zorunlu hale getiren önemli bir uygulamayı devreye aldı.

Yeni düzenlemeyle birlikte, bu araçlara kamera sistemi, acil durum butonu ve araç takip cihazı entegre edilmesi gerekecek. Edinilen bilgilere göre, söz konusu sistemler 112 Acil Çağrı Merkezi ile anlık bağlantı kurabilecek şekilde yapılandırılacak ve olaylara hızlıca müdahale edilebilecek.
Devre dışı bırakıyorlar
Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Salih Onur Orhon, mevzuat gereği servis araçlarında 100 km hız sınırlaması bulunduğunu ancak bazı işletmecilerin aracın daha hızlı gitmesi amacıyla bu düzenekleri devre dışı bıraktıklarını söyledi. Orhon, “Servis organizasyonunu sağlayan okul aile birliklerine önemli bir görev düşüyor. Araç sahiplerinden aracın hız sınırlayıcısının 100 km/h olarak sabitlendiğini gösterir, yetkili servis belgesi isteyebilirler. Bu tür belgesi olmayan araçlarla yasal hakları olarak sözleşme yapmayabilirler” dedi.

Fiyatlar yükselebilir
Servis İşletmecileri kamera kayıt sistemi iç ve dış mekan görüntülerini sürekli izleyecek sistemlerin kurulumunun ciddi maliyetlere neden olduğunu düşünüyor. Konuyla ilgili görüştüğümüz Başakşehir’de servis işletmecisi Hüseyin Kaya, 10 yıldır bu işi yaptığını belirterek, “Kamera sistemi, acil durum butonu ve araç takip cihazı takarsak fiyatları da yüzde 45-50 oranında yükseltmemiz gerekir” dedi. Düzenleme ise henüz netleşmedi.
Korsan servis uyarısı
İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Günhan Sinar da, okul servislerinde korsan taşımacılık konusunda uyarılarda bulundu. Servis şoförü olmak için sabıka kaydı, ehliyet, GBT, alkol ve madde testlerinin yanı sıra sağlık ve psikoteknik raporlar alınması da şart. Sinar, “Araçlar da TÜVTÜRK muayene istasyonlarında denetleniyor. Belediyenin tahakkuk istasyonlarında denetleniyor. Emniyet ve zabıta birimlerince denetleniyor. ama korsan taşımacıların kim olduğu belli değil. Bunların şoförlerinin kim olduğu belli değil. Bunların şoförleri hiçbir eğitim almıyor. Sağlık raporları yok. Psikoteknik raporları yok. Alkol ve uyuşturucu kullanıyorlar mı, kullanmıyorlar mı belli değil. Dolayısıyla burada bir güvenlik açığı, bir güvenlik riski var” şeklinde konuştu.
Esenyurt liste başında
Sinar, ayrıca “İstanbul’da okul ve personel taşımacılığının yalnızca “34 LAA 001 – 34 LZZ 999” kombinasyonlu tahditli servis plakalarıyla yapılabiliyor bunların dışındakiler ise korsan kabul ediliyor. Bu noktada İstanbul’da en çok şikayet edilen ilçelerin başında geliyor” diye konuştu.
Ücretler ne olacak?
Okul servis ücretlerine de değinen Sinar, en son artışı 2025 yılının ocak ayında aldıklarını hatırlattı. Yaklaşık 9 aydır ücret artışı yapılmadığını belirten Sinar, “Şimdi öğrenci velilerine belki yüzde 50 artış talebi çok yüksek olarak gözüküyor ama şu anda rehber personel hariç en yakın dilim 2 bin 600 lira. Artış talebimiz kabul olursa en yakın dilim 3 bin 800 lira olacak” ifadelerini kullandı.sibel.gulersoyler@haberglobal.com.tr

Finlandiya’nın başkenti Helsinki, trafik güvenliği konusunda adeta bir başarı hikayesi yazıyor. Temmuz 2024’ten bu yana şehirde ölümcül bir trafik kazası yaşanmazken, son bir yıldır Helsinki sokaklarında tek bir trafik kazasına bile rastlanmadığı bildiriliyor. Bu dikkat çekici başarının sırrı ise basit ama etkili bir önlem: Şehir içi hız sınırının saatte 30 kilometreye düşürülmesi.

Çevre yerleşimleriyle 1,5 milyon kişinin yaşadığı Finlandiya‘nın başkenti Helsinki’de son bir yıldır trafik kazalarıyla ilgili tek bir ölüm bile kaydedilmediği açıklandı. AB ülkelerinde trafik kazaları azalıyor olsa da yine de 2024 yılı kayıtları yüzde 3 ölümü gösteriyor. 2023 yılında, AB şehirlerinde meydana gelen trafik kazalarında toplam 7 bin 807 kişi hayatını kaybetti. Geçen yıl Berlin’de meydana gelen trafik kazalarında 55, son on iki ayda Brüksel bölgesinde 9 kişi öldü. Yunanistan’da 531 trafik kazasında 11 kişi hayatını kaybetti. Bu çoğu kentin en büyük sorunlarından biri, peki Helsinki bunu nasıl başardı, Türkiye’de kazalar nasıl önlenebilir?
Konuyla ilgili konuşan Helsinki Belediyesi’nin Kentsel Çevre Dairesi’nde trafik mühendisi olarak çalışan Ronni Utriänen, bu başarının “birçok faktöre bağlı olduğunu ancak hız sınırlarının en önemlilerinden biri olduğunu” söyledi. Bir aracın çarpma hızının saatte 40 kilometreden 30 kilometreye düşürülmesiyle yayaların ölme riskinin yarı yarıya azaldığını gösteren verilere dayanan belediye yönetimi, çoğu yerleşim yerinde ve şehir merkezinde hız alt sınırını (30 km/h) olarak uygulamaya koydu.

Sadece 14 kaza
Yeni sınırlar, 70 yeni hız kamerasının kurulması ve trafik kazalarından kaynaklanan yaralanma ve ölümleri sıfıra indirmeyi hedefleyen ulusal “Vizyon Sıfır” politikasına dayalı bir denetim stratejisiyle uygulandı. Finlandiya’nın ulusal yol güvenliği kurumu Liikenneturva’nın verilerine göre, Helsinki’deki trafik ölümleri o zamandan beri istikrarlı bir şekilde azalıyor. Helsinki’de 2019 yılında hiçbir yaya veya bisikletli araç çarpışmasında hayatını kaybetmedi. Bu mucize son beş yıldır tekrarlanıyor. Utriänen, iyileştirmelerin “araba kullanımını azaltmaya ve bununla birlikte ciddi kazaları azaltmaya” yardımcı olduğunu söyledi.
Avrupa seviyesinde denetim
Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı (TTKÖD) Salih Onur Orhon, trafik kazalarını engellemek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“Ağır taşıtların hız sınırlayıcıları devreye alınmalı, takograf sabunlaması önlenmeli, radar ölçümlerinde yüzde 10 tolerans kalkmalı, otoyollarda EDS ile şerit ve hız denetimleri artırılmalı, araç muayeneleri AB seviyesinde olmalı, araç muayenesi kusurlar tablosu yayınlanmalı, kent içi 30 km/h hız sınırı yaygınlaşmalı, yaya geçitlerinde yaya hakları korunmalıdır.”
Hız sınırı düşürülmeli
TTKÖD genel başkan yardımcısı, Makina Yüksek Mühendisi ve Trafik Güvenliği Uzmanı Alpay Lök, Helsinki’nin sıfır kaza başarısının kent içinde hız sınırının 30 km/h olmasına bağladı. Lök, “Yolların yarısından fazlasında hız sınırı artık 30 km/s ile sınırlandırılmış durumda; 50 yıl önce hız sınırı 50 km/s idi. Trafik kurallarının sıkı bir şekilde uygulanması da önemli. Toplu taşıma ağları iyi ve bu da araç trafiğini azaltıyor. Çocukların, bisikletlilerin ve yayaların güvenliğine özel önem veriliyor. Daha fazla yaya geçidi, güvenli bisiklet yolları ve okullarda daha iyi trafik eğitimi veriliyor. Helsinki örneği, Vizyon Sıfır’ın gerçekçi olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu. sibel.gulersoyler@haberglobal.com.tr




