Trafik Haber Mayıs 2025 Bülteni

Mayıs bülten 2025

Genel başkandan,

Her yıl Mayıs ayının ilk haftası Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası olarak katlanmaktadır. Hafta süresince kazaların azaltılması yönünde bilgi ve bilinç etkinlikleri yapılmaktadır. Bu yıl da çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşları değişik etkinliklerde bir araya geldi.

Ancak hafta içinde meydana gelen otobüs ve diğer kazaların bilançosu ürkütücü nitelikteydi. Önce Çanakkale’de kamyon otobüs çarpışması, ardından metrobüste yaşanan ve ölümlerle sonuçlanan kazalar dikkat çekiciydi.

Anlaşılan o ki sembolik boyutlarda yapılan etkinlikler topluma ders olmaya katkı sağlamıyor. İçişleri bakanlığı haftalık veya onar günlük bilgilendirmelerle şu kadar aracın denetlendiğini, bir kısmına ceza yazıldığını, trafikten men edildiğini açıklasa da bu ölümlerin engellenmesine yetmiyor. O zaman sorunun kaynağının tespitinde yanlışlık var. Yeni bir analize ihtiyaç var. Kamu artık tek taraflı çözüm aramaktan ayrılıp sivil topluma kulak vermelidir.

Otobüs kazalarının önlenmesine yönelik görüş ve önerileri içeren 2024 Şubat tarihli raporumuzla ilgili henüz hiçbir adım atılamadı. Böyle olunca da sorunların çözümü mümkün olmuyor ve kazalar sürüyor.

Bu yaklaşımla otobüslerde 0 can kaybı hedefine yakın gelecekte ulaşmak zor görünüyor.

Otobüslerin karıştığı trafik çarpışmaları önlenemiyor!

Mayıs ayı başından itibaren şehirlerarası otobüslerin karıştığı 3 çarpışmada 8 kişi hayatını kaybederken, 84 kişi yaralandı. Geçen gün olan metrobüs kazasında da 1 yolcu kaybı ve 60 yaralı var.

Görülüyor ki bu vahim sonuçlar, önümüzdeki kurban bayramı ve sonrasında yaz tatilinin de gelmesiyle daha fazla hareketlenecektir. Yetkililer her türlü önlemin alındığını, radar, EDS ve yol denetim ekipleri ile mücadele etseler de arzulanan kazaların azaltılması hedefine uzak olduğumuzu görmek istemiyor.  

Bu kadar uyarı, bu kadar önlem, bu kadar denetleme, bu kadar cezaya rağmen kazalar niçin artıyor? Demek ki başka bir sorun var. Henüz yılın yarısına gelinen bu günlerde doğru analizlere ihtiyaç kaçınılmazdır. O nedenle kazaların önlenebilmesi için strateji değişikliği gerekmektedir.

Bu yönde yapılması gerekenler 2022 yılı başından itibaren yayınlanan basın açıklamalarımızda yer almaktadır. Ne yazık ki geçen 3 yıllık süreç üzülerek haklılığımızı ortaya koymaktadır. 2024 TÜİK kaza istatistikleri de bu görüşü doğrulamaktadır.

Kazaların tümü kural ihlali sonucu ikili, çoklu araç çarpışmaları şeklinde olmaktadır. En önemli kural ihlali de hız sınırlarını belirleyen cihazlarda değişikliğe gidilmesi, takometre sonuçlarının doğru analiz edilememesi gibi alanlarda gözlenmektedir.

Konunun özeti 120 km/h hızla ilerleyen bir binek aracının önünde giden otobüse yetişememesi olarak açıklanabilir. Oysa otobüslerin şehirlerarası yollarda 100 km/h hızla sabitlenmiş olması gerekir.

TTKÖD olarak 2022 başlarında hazırladığımız “Otobüs Kazalarının Önlenmesine Yönelik Görüşler ve Öneriler Raporu” bugünde geçerliliğini korumaktadır. 2025 Türkiye’sinde tam da Karayolu Trafik Güvenliği haftasında artık otobüs kazalarında 0 kayıp hedefi için daha fazla çalışma gerekmektedir.

9 Mayıs 2025 Trafik Sempozyumu

Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası 2-9 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlandı. TTKÖD olarak Ufuk Üniversitesi, Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen Trafik Sempozyumu’na katılım sağlandı. Genel Başkan Yardımcısı Alpay Lök yaptığı sunumla araçlarda fren ve lastik öneminin trafik güvenliğine etkisi üzerinde durdu.

Sempozyumun açılış konuşmaları Vakıf Başkanı Recai Pabuçcu, Rektör Ahmet Hakan Haliloğlu tarafından yapıldı. Daha sonra programa göre sunum yapacak kişiler kürsüye geldi.

Sempozyumda Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı ile birlikte Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği, Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği, Fahri Trafik Müfettişleri Derneği, Karayolu Trafik Güvenliği Derneği, Motosiklet Sürücüleri Federasyonu sivil toplum kuruluşları yer aldı. Kamu kesimi temsilcileri ise EGM trafik Daire Başkanlığı, Polis Akademisi Trafik Enstitüsü, Ufuk Üniversitesi, Karatekin Üniversitesi, gazi Üniversitesi, karayolları Genel Müdürlüğü’nden oldu.

“Yolculuklarımız değil, kazalar son bulsun!”

Trafikte Haklarım Derneği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı işbirliğinde trafik konusunda farkındalık yaratma amacıyla “Son Yolculuk Kampanyası” başlattı. 55 yıl önce bir trafik kazasında arkadaşlarını kaybeden Beyaz Kelebekler mensuplarının hayatta kalanları klipte arkadaşlarını andılar. Klipte yer alan mesajda “Yolculuklarımız değil kazalar son bulsun” sloganını kamuoyu ile paylaştı.

2024 yılı Trafik İstatistikleri yayınlandı

6.352 kişi yollarda hayatını kaybetti, 385.117 kişi de yaralandı!

Trafik kazalarında ölüm sayısı pandemi sonrası ilk 2 yılda 5 bin dolaylarında, son 2 yılda is 6 bin dolaylarında seyretmiştir. İstatistikler 2012’de 5.362, 2022’de 5.229, 2023’de 6.548, 2024’de 6.352 ölümü göstermektedir. Bu tabloya göre ölüm sayıları % 3 azalırken, yaralı sayısı yaklaşık % 10 artmıştır.

2024 yılına bakıldığında 266.855 trafik kazasında 385.117 kişi yaralanmıştır. Kazaya karışan araçların % 42’si otomobil, % 32’si motosiklet, % 2’si otobüs olmuştur. Daha önce EGM Trafik Hizmetleri Başkanlığı’nca yayınlanan 2024 yılı istatistiklerinde, kazadan 30 gün sonraki ölümleri kapsamayan sayı 2.713 ve yaralı sayısı da 388.644 olarak belirlenmiştir. Ölüm sayılarındaki fark EGM sayısının yaklaşık 1,3 katı kadardır. Bu da hastanede gerçekleşen ölüm sayılarının da yüksekliğine işaret etmektedir.

Basına yansıyanlar

Gişelerde ölüm oyunu, böyle adrenalin olmaz!

Gençler arasında hız tutkusu yeni bir tehlikeye dönüştü: “HGS akımı”yla frene basmadan gişelerden geçen gençler, hem kendi canlarını hem de trafikteki diğer sürücüleri riske atıyor. Sosyal medyada “trafik rüştünü” ispatlamak için paylaşılan bu görüntüler, uzmanlara göre yetersiz cezalar nedeniyle hızla yayılıyor.

Sosyal medyada şimdi de HGS akımı gündem oldu. Bu akımda, kişiler gişelerden en hızlı şekilde geçmeye çalışarak adeta ölüme meydan okuyor ve bunu da sosyal medya hesaplarında paylaşıyor. Trafik güvenliğini hiçe sayan bu trend, diğer sürücülerinde hayatını tehlikeye atabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Çekmeköy’de gişelerden 110 kilometre hızla geçerek sosyal medyada paylaşan M.Ö. isimli sürücünün ehliyetine 4 ay süreyle el konuldu ve saygısız araç kullanmak, trafik kurallarına uymamak, trafik akışını engellemek ve takip mesafesine uymamak maddelerinden toplam 6 bin 320 lira idari para cezası kesildi. Trafik uzmanları ise cezalarının caydırıcı olmadığını söylüyor. 

DİKKAT ÇEKMEK İÇİN 

Gençler arasında giderek popülerleşen bu akıma dair değerlendirme yapan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Bu durum, sadece trafik güvenliğini değil, toplumun ruh sağlığını da tehdit eden bir mesele. Bu tür akımların arkasında yatan psikolojik nedenlere baktığımızda;  dikkat çekme, beğeni alma ve sosyal medyada görünür olma arzusu öne çıkıyor. Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler, henüz risk algıları tam gelişmediği için bu tür davranışları cesaret ya da popülerlik yolu olarak görebiliyorlar. Takipçi uğruna yapılan bu gözü kara davranışlar aslında derin bir özgüven eksikliği ve aidiyet arayışının dışa vurumu olabilir” şeklinde açıkladı.

Sonrası pişmanlık!

“Sosyal medya, bireylerin kendilerini ifade ettikleri bir mecra olmaktan çıkıp adeta sanal bir onay sahnesine dönüşmüş durumda” diyen Kırık, “Bu platformlarda algoritmaların öne çıkardığı içeriklerin çoğu, dikkat çekiciliği ve sıra dışılığı ödüllendiriyor. Bu yüzden bazı kişiler, beğeni ve paylaşım uğruna hayatlarını hiçe sayarak böyle çılgınlıklara kalkışabiliyor. Ancak unutulmamalı ki, gerçek hayatta bir saniyelik şovun bedeli, bazen bir ömür sürecek pişmanlık olabiliyor” ifadelerini kullandı.

Cezalar caydırıcı olmalı

Yol Güvenlik Uzmanı Mert İntepe ise, gişelerden geçme hızının 30 olduğunu ve otobanda bir anda bu hıza düşmenin zor olduğunu söyledi. İntepe, “HGS akımına katılan gençlerin amacı yeteneklerini göstermek, birbirleri arasında yarış kültürü oluşturmak. Fren yapmadan geçmek aslında kendi aralarında bir yetkinlik seviyesi. Diğer kişilere verecekleri hasardan habersizler” diye konuştu. İntepe, bu kişilerin başka bir ülkede olmaları durumunda akıl sağlığı hastanelerine sevk edileceklerini belirterek, “Cezalar az, kişi 6 bin ödüyor ama iki ay sonra unutuyor. Bu durumlarda kişiye trafikte emniyet algın yok denilerek araç kullanılmasına kesinlikle izin verilmemeli” diyerek değerlendirmesini noktaladı.

Sınavı bile geçemezler

Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Salih Onur Orhon da, gençliğin adrenalin içinde değişik işlere yöneldiklerini belirterek, şu uyarıları sıraladı: “Bu akımda da hayatlarını riske atıyorlar, ceza da yazsanız devam ediyorlar bu nedenle denetim şart. Şimdiki sürücüleri eğitime tekrar koysanız yarısı sınavı geçemez, levhaları bile tanımıyorlar. Gençler bir dönem de geceleri toplanıp drift atardı. Neyse ki, son zamanlarda bundan vazgeçtiler.

Onaylanma ihtiyacı

Psikolog Özge Öztaşçı, trafikteki tehlikeli HGS davranışının, aslında ‘görünür olma’ arzusunun ve onaylanma ihtiyacının bir sonucu olduğunu söyledi. Öztaşçı, “Bazı bireyler için bu görünürlük, kısa süreli bir benlik kanıtı sağlarken, uzun vadede sağlıksız bir psikolojik sürece işaret ediyor. Risk alma davranışları, bazen aidiyet hissi kazanma, bazen de ben buradayım deme çabasıyla ortaya çıkıyor. Ancak bu uğurda can güvenliğini hiçe saymak, kısa vadeli bir kazanımın çok daha büyük kayıplara yol açmasına neden olabilir” dedi. sibel.gulersoyler@haberglobal.com.tr

Milliyet Gazetesi 22 Mayıs 2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir